Hbaer İhbar
Yılmaz Usta

HABER ARŞİVİ

Lütfen Bir Tarih Seçiniz

E-Bülten

Email

Sitemizin yeniliklerinden haberdar olmak için bültenimize üye olabilirsiniz.

Video

Foto Galeri

KOCAELİ Hava Durumu

KOCAELİ KOCAELİ
Ünal CANKURT
Ünal CANKURT

O verimli arazilerde artık sadece ot var!

6 Eylül 2018 Saat: 22:07
YORUM YAP Tavsiye Et Yazdır

Bu yazı 7.354 kez okunmuştur

Kandıralı vatandaşlar üretiyordu, şimdi tüketen oldu.

Kandıra’nın köyleri deyince meyveleri, sebzeleri akıllara gelirdi. 
Şimdi Kandıra’nın köylerinde bakkaliye, ekmek ve manav araçları gün aşırı servis yapıyor. 
En çok köylerde ne satıyorlarmış biliyor musunuz?
Maalesef, Kandıra’nın övünerek anlattığı sebze ve meyveler köylerde yok satıyormuş.
İzmit’ten Kandıra’ya doğru yola çıktığınızda şöyle sağa sola bir bakın. Arazilerde ve tarlalarda ne var?
Maalesef sadece ot!
Eskiden buğday, arpa, mısır, aydın gibi bunlara benzer onlarca sebze vardı. 
Biberi, domatesi, kabağı, karpuzu, baklası, bezelyesi, buna benzer onlarca sebzeyi Kandıra’nın halkı yetiştirirdi. 
Bırakın pazara gitmeyi, kendi ürünlerini pazara çıkararak satarlar, bununla da geçimini sağlar, çoluk çomağını okutur, ailesini geçindirirdi. 
Elma, armut, kiraz, gibi onlarca bağımız bahçemiz olurdu. Şimdi köylerde üretici sadece fındıkla geçimini sağlıyor. O da para etmediğinde bas bas bağırıyor. 
Bugün köyde yaşayan üreticimiz turşu, peynir, yoğurt, domates, biber, ekmek ve buna benzer onlarca sebze ve meyveyi hala alıyorsa Kandıra üretmeyi bırakmış, artık bu ürünleri satın alarak yaşamını sürdürüyor. 
Kandıra’nın köylerine gittiğinizde genç bulmanız neredeyse yok denecek kadar az. 
Neden mi?
Üretimin bittiği yerde yaşam sizce nasıl olur?
Tabi ki Kandıra’nın köylerinde gençler yaşamını sürdürmek için farklı il ve ilçelere göç ediyor. 
Boş kalan araziler ormana dönüşürken bazı Kandıralı vatandaşlar da tarla ve bahçelerini hatta ve hatta köylerde bulunan evlerini bile satıyor. 
Kandıra’daki araziler emlak sektöründe arsa gibi görünse de Kandıra’nın ne kadar verimli toprağının olduğunu Kandıra’yı tanıyanlar iyi bilir.
Kandıra’nın toprağında yetişen her ürünün tadı bir başka lezzetli olurdu. Şimdi maalesef bu meyve ve sebzelerin kokusu ve tadını özledik…
Ne diyelim, toprağı varken işlemeyen üreticiye…
Köyünü beğenmeyip asgari ücrete şehirlere göç eden gençlere…

******************

Kandıra sürgün yeri değil

Kandıra sürgün yeriymiş gibi yıllardan beri memur atamaları hep sıkıntılı ve sorunlu olmuştur.
Kandıra’ya tayini çıkan memurlar nedense sürgüne gidiyormuş gibi Kandıra’yı hiç sevmezler.
Tabi ki bazıları…
Ama Kandıra’nın havasını soluyan, suyunu içen de bir daha ilçemizden vazgeçemiyor.
Bunların bir sürü örneği var.
Kandıra’da görev yapan yüzlerce yönetici ve personel ilçeye yerleşmiş, hatta çevresine bile Kandıra’nın güzelliklerini överek ilçemize göç etmesine vesile olmuş aileleri biliyorum.
Yazıma neden böyle başladım?
Halkımızdan gelen şikayetler ve gözlemlerimizi sizler için kaleme aldım.
M. Kazım Dinç Kandıra Devlet Hastanesi’nde yıllardan beri doktor eksiği bitmedi, bitmiyor, bitmeyecek de…
Sadece doktor mu?
Öğretmen ve ilçemizdeki kurumların değişik kademelerindeki yöneticiler ve memurlar da…
Neden Kandıra’yı istemiyorlar, neden Kandıra’yı bir türlü sevemediler, her gerekçe aynı.
Kandıra’da yaz dışında sosyal etkinlik yaşanılacak bir alan yok, çocukları okutacak özel bir okul ve kreş yok!
Ailece oturulacak, çay içilebilecek kafeterya ve çay bahçesi yok.
Buna benzer örnekleri çoğaltabiliriz…
Kandıra’ya doktor istiyoruz,
Kandıra’ya öğretmen istiyoruz,
Kurumlarda eksik olan yönetici ve personel istiyoruz.
Artık Kandıra’da hiçbir kurumda eksik personel, eksik yönetici istemiyoruz.
Kandıra siyasetçilerinden ve yöneticilerinden rica ediyoruz, bu eksiklikler giderilsin.
Biz bir gazeteci olarak her gün bu konu için aranıp sorulurken, siyasi ve yöneticilere bu konular hiç mi şikâyet edilmiyor?Açıkçası merak ediyorum.
Metropol İstanbul’un sınırı, sanayi kentinin ilçesi, mavi ve yeşilin birleştiği muhteşem doğasıyla tüm illerin gözbebeği olan bir ilçede görev yapmak neden sürgün yeri olarak lanse ediliyor, anlamış değilim.
Tabi ki bazı eksiklerimiz var.
İzmit 20 dakika, İstanbul 45 dakika, Sakarya 30 dakika.
Kocaeli’nin diğer ilçelerine gitmek isteseniz o trafiğin içinde saatleriniz heba olur.
Ne diyelim, Kandıra’yı önemsemeyenlere, Kandıra’ya sahip çıkmayan siyasi ve idarecilere…
Türkiye Kandıra’yı şirin bir ilçe olarak tanıdı, ama hala Kocaeli sürgün yeri olarak tanıtması açıkçası bir Kandıralı olarak ağırımıza gidiyor.
150 yıllık ilçemiz Kandıra’ya artık hak eden değeri verin lütfen!
Kandıra uzaktan değil, içinden ve gönülden yönetilsin!
Geçici memurları değil, işini seven Türkiye’nin her köşesi benim ülkemdir diyen idarecileri gönderin!

***********************

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Kandıranın Sesi, Haberin Doğru Adresi Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

dönmez
yaman
Coşkun Kırtasiye