Kandıra Sahil Yolu Rant Dolu
Turizm bölgesi ilan edilen Kandıra'dan, Karadeniz Sahil Yolu'nun da geçecek olması bölgedeki toprakların değerini olabildiğince artırdı. Bölgede spekülasyonları...

Turizm bölgesi ilan edilen Kandıra'dan, Karadeniz Sahil Yolu'nun da geçecek olması bölgedeki toprakların değerini olabildiğince artırdı. Bölgede spekülasyonların ardı arkasının gelmediğini vurgulayanemlakçılar ise yalan haberlerin sonunun gelmediğini söylüyor

     

 

KANDIRA’nın Turizm Bölgesi ilan edilmesinin üzerinden neredeyse bir yıl geçmesine rağmen, Karadeniz Sahil Yolu'nun Kandıra uzantısının geçtiği güzergah çevresindeki menkul ve gayrımenkul taleplerinin sonu gelmeyecekmiş gibi görünüyor. Taleplerin deyim yerindeyse tamamını oluşturan İstanbullu müşteriler, bu uzantının güzergahı çevresinde bulunan tüm arazileri bir yatırım aracı olarak gördüklerini, döktükleri kucak dolusu paralarla gösteriyorlar. Bu karayolu uzantısı para akışının ilk nedeni olarak bahsedilirken ikinci neden olarak da bölgenin turizm bölgesi olarak ilan edilmesi gösteriliyor.

                     

UZANTI, BÖLGENİN DEĞERİNİ EN AZ BEŞ KAT ARTTIRDI !

Karadeniz'in sahil yolunun Kandıra’dan geçecek olan uzantısının güzergahı içinde kalan toprakların tamamı en az beş kat değerlendi. Geçtiğimiz yıllarda bölgedeki arazilerin ortalama bedeli dönüm başına 500 YTL iken birdenbire 2 bin 500 YTL'ye çıkıverdi. İzmit-Kandıra karayolunun kenarında kalan arazilerin değerleri ise inanılmaz boyutlara çıktı. En son dönümü 50 bin YTL'den satılan İzmit-Kandıra karayolunun kenarındaki arazilerin bugün dönüm başına 80 bin YTL'ye çıktığı konuşuluyor.

 

KANDIRALILAR VALİ'Yİ  BİLE DİNLEMEDİ !

AKP Hükümeti'nin aldığı bir kararla Kandıra’nın yaklaşık bir yıl önce Turizm Bölgesi ilan edilmesinin bölgedeki para dengelerinin değişmesine sebep olduğu belirtildi. Bir de bunun üzerine Karadeniz Sahil Yolu Projesi’nin Kandıra uzantısının güzergahı içinde kalan tarım alanlarının değerinin 5 kat artması durumu dahada durdurulamaz hale getirdi. Tarım üretiminden tarım alanlarının satışına doğru bozulan dengelerin varlığına dikkat çeken bir devlet yetkilisi, “Bu duruma Kocaeli Valiliği’nin yayınladığı bir genelge bile engel olamadı. Kocaeli Valiliği tarım arazilerinin satışının durması için arazilerini satan vatandaşlardan rica da bulunmuş ve satışların hemen durdurulmasını istemişti. Ama ne çare. Paranın cezbedici ve tatlı yüzü herkesi esir aldı ve olan oldu” şeklinde konuştu.

                  

KANDIRALI EMLAKÇILAR RANT HARİTASINI ÇIKARTTI

Bölgenin rant haritasının çıkarılması konusunda Kandıralı emlakçıların düşünceleri üç ortak payda da toplandı ve Kandıra’nın rant haritası da böylece ortaya çıkmış oldu.

Birinci rant bölgesi İzmit-Kandıra Karayolu tarımsal arazileri için dönüm başına istenen para miktarı bugün 80 bin YTL.

İkinci rant bölgesi Karadeniz Sahil Yolu’nun Kandıra uzantısı yaklaşık 50 kilometre uzunluğunda olacak ve bugün tarımsal arazi fiyatları dönüm başına en az 2 bin 500 YTL.

Üçüncü rant bölgesi olarak da bölgenin sahillerine bakan tüm araziler gösteriliyor. Sahil kesimindeki araziler turizm bölgesi ilanından hemen sonra dönüm başına 25-35 bin YTL'den satılmaya başlandı.

 

İSTANBULLU AYAKÇILAR PİYASAYI KARIŞTIRIYORLAR

Emlak piyasasında emlakçılara müşteri ya da satılacak menkul-gayrı menkul bulan, ya da buldukları müşteriyi devlete vergi ödemeden cep telefonuyla alım-satıma ikna eden, bürosu olmayan ve bu işi ehliyetsiz yapan, hatta müşterilerini kandırmaya meyilli kişilere ayakçı deniyor. Ayakçılar çıkardığı spekülasyonlar da piyasayı karıştırıyor.

                  

SÖYLENTİ ÇOK

Kandıra’da Murat Emlak adı altında iş yapan Turgay Adıgüzel, “Kandıra’daki arazi satışlarını mercek altına alırsak ortaya bir sürü yalan-dolan da çıkar. Kandıra bölgesi için uydurulan yalan ya da abartıları duyunca inanamazsınız. İbrahim Tatlıses Tekzen Köyü’nden 670 dönüm arazi kapatmış. Ama olayın aslına bakarsanız Tezken Köyü’nün topraklarının tamamı 670 dönüm değil. Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım buradan tam 30 bin dönüm kapattı. Yeni yol güzergahı için uydurulan bir söylenti. Hülya Avşar Cebeci’den 500 bin YTL'ye villa almış. İşte bu siteden. Yeni yapılan yol var ya işte bunun aynından yanına bir tane daha yapıyorlarmış. Ankara’dan arayan bir müşteri Kandıra’daki emlakçılara şunu soruyormuş. “Eğerceli Köyü var ya, işte bu köyün içinden dışından neresinden olursa olsun arazi istiyorum.”

Emlakçı bu köydeki araziyi ne yapacağını sorunca da Ankaralı müşteri, “Bu köyün yanına havaalanı yapılmış. Toprakları çok değerlenmiş” deyivermiş. Ankara’ya kadar ulaşan bu söylenti insanları nasıl da etkileyebiliyor.

Bu tür söylentileri çıkararak potansiyel müşterilerini aldatan ve alınmayacak toprakların bile alınmasını sağlayan ayakçılar, arazi satın alanları zarar ettirerek hem müşterisine hem de bölgeye ağır zararlar veriyorlar” diye konuştu.

 

YILLARCA BEKLEMELİLER

Bugün 5 bin YTL'ye arazi alan bir İstanbullu arazisini satmaya kalktığında aldığı fiyata bile satamayınca kaderiyle baş başa kalıyor şeklinde konuşan Emlakçı Kemal Uzun, “İstanbul’da gözlerine kestirdikleri saf ve bilinçsiz müşterileri burada kimsenin yüzüne bile bakmadığı arazileri almaları konusunda ikna edebilen ayakçılar, komisyonunu aldıktan sonra sırra kadem basıyor. Müşteri aldığı tarımsal arazi ile baş başa kalıyor ve değerlenmesi için yıllarca beklemesi gerekiyor. Bu da büyük bir zarara uğramalarına yol açıyor ve tarımsal olan arazi üzerinde üretim bile yapılmayarak ülke zarara uğruyor” dedi.

                  

ERMENİ, YUNANLI VE RUMLAR  ARAZİ TOPLUYOR İDDİASI !

Emlakçı Kemal Uzun, “Kandıra’da ortalığı en çok karıştıran iddia ise budur. Ermeni, Yunanlı ve Rumlar emlakçıları kullanarak binlerce dönüm araziyi satın alıyorlar şeklinde dedikodular çıkarılması en çok bizi rahatsız ediyor. Aslına bakarsanız bu insanların Türkiye’den arazi almaları neredeyse imkansız. Mütekabiliyet Yasası yürürlükte olduğu sürece yabancılar Türkiye’den toprak ve ev alamazlar. Yani bu yasaya göre, alışveriş yapmak isteyen yabancının ülkesi, orada yaşayan Türklere aynı şekilde satın alma hakkı tanıyorsa, bizde buradaki yabancıya satın alma hakkını tanıyabiliyoruz. Yasa böyle ve alamazlar” şeklinde konuşarak söylenenlerin tamamen asılsız olduğunu belirtti.

 

TÜRK VATANDAŞI  AZINLIKLAR ALABİLİR !

Kandıra merkezde emlakçılık yapan Üzeyir Baca’da ortaya atılan iddialardan ve çıkarılan söylentilerden aşırı derece de rahatsız esnaflardan sadece bir diğeri. Mütekabiliyet Yasası’nın işler durumda olmasının haklarında çıkarılan dedikodulara en güzel cevap olduğunu vurgulayan Üzeyir Bacacı, “Yabancı ülkelerden gelen insanların ve bilhassa Ermeni, Rum ya da Yunanlıların bizleri kullanarak arazi satın almaları mümkün değil. Mütekabiliyet Yasası buna en büyük engel. Bizler de öyle. Ama Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan ve azınlıklardan olan insanlarımız istedikleri kadar araziyi bu kez diğer yasalara uygun düşmesi kaydıyla alabilirler. Mesela askeri bölge olmayacak. Çevrede devlete ait tesisler olmayacak gibi. Bu bölgedeki arazi satışlarına gelince, Karadeniz sahili oluşumuz ve bölgenin turizm bölgesi ilan edilmesidir. İstanbul’dan gelerek arazi satın almaya başlayan vatandaşlarımız sürünün peşine takılarak gelen tamamen bilinçsiz tüketici konumundaki insanlarımızdır. Yapılan bütün alışverişler tamamen yatırım amaçlı alışverişlerdir” dedi.

                  

İSTANBUL AYAKÇILARIN  ETKİSİ ALTINDA !

Eskidji Kandıra Temsilcisi olan Vedat Sertçetin, sert ve çetin konuştu. Sertçetin, “İstanbul'dan gelerek bölgemizde arazi almak isteyenlerin neredeyse tamamı İstanbul’daki ayakçıların etkisi altındadır. Ayakçıların yaydığı ve ortaya attığı söylentiler alıcı ve yatırımcı konumundaki insanların çok fazla etkilenmesi sağlıyorlar. Böylece ortaya kulaktan dolma bilgilerle hareket eden alıcılar çıkmaktadır. Aksine biz kuruluş olarak tam ederinde olmayan ve bilgileri eksik olan hiçbir araziyi portföyümüze almıyoruz. Elimizdeki arazileri eksiksiz olarak alıcıya sunuyoruz. Biz ayakçı takımı değiliz. Bu işi sadece bir cep telefonuyla yürütmüyoruz. Gidin bakın bu bölgedeki tüm emlakçıların ehliyetleri ve sertifikaları vardır. Ama ayakçılar vergi ödememek için büro bile tutmazlar” diye konuştu.

 

KERPE-KINCILI ARASINDA  ARAZİ KALMADI

Kerpe’de emlakçılık yapan Sefa Vural ise, “Kıncılı Köyü ile Kerpe arasındaki toprakların neredeyse tamamı İstanbullu yatırımcılara satıldı. Arazi sahipleri kimseyi dinlemedi. Hatta Kocaeli Valiliği ve Kandıra Kaymakamlığı’nı bile. Ellerinde ne kadar arazi varsa satarak paraya çevirdiler. Alıcı ve yatırımcı konumundaki insanlar 10 dönümden az toprak almadılar. Yani satılan arazilerin en küçük metrajlısı 10 dönümden az olmadı. Satış bedelini de ortalama 2 bin 500 YTL olarak düşünürsek orta da dönen para milyonlarca lira ediyor. Bu da köylünün başını döndürmeye yetiyor da artıyor bile” şeklinde konuştu.

                

İZMİT-KANDIRA YOLU’NDA  DÖNÜMÜ 80 BİN YTL’YE ARAZİ

İzmit-Kandıra arasındaki karayolunun kenarında bulunan arazilerin gün geçtikte süper değerler kazandığına dikkat çeken Adıgüzel Emlak’ın yetkilisi Kemal Adıgüzel, “Bu karayolunun kenarında bulunan araziler, o kadar çabuk ve bu kadar yüksek limitteki değerleri o kadar kısa bir süre de yakaladı ki biz bile inanamadık. Bir sezon içinde 10 bin YTL'den 80 bin YTL'ye fırlayan rakamlarla karşılaşıyoruz. İnanılmaz bir rant alanı doğdu. Alanlar ve yatırım yapanlar inanılmaz paralar kazanmaya başladı. Dünyanın hiçbir yerinde bu kadar kısa bir sürede bu kadar çılgın kar oranları yoktur sanıyorum” dedi.

 

SİMİTÇİLER BİLE EMLAKÇI

Babadan kalma emlakçı olduğunu belirten Atılım Emlak’ın sahibi Emrullah Bal, herkesin emlakçı olduğunu ve bununda düzeltilmesi zor bir karışıklığa neden olduğunu iddia etti. Emlakçılık işini yaklaşık 50 yıldır ailecek yaptıklarını vurgulayan Emrullah Bal, “Herkes emlakçı oldu. Muhtarlar, azalar, simitçiler, boyacılar ve herkes ama herkes emlakçılığa soyundu ve ortalık karıştı. Sertifika alan okuma-yazma zorluğu yaşayan bir kısım insanımız, kendi boylarını aşan işlere soyundular. Olmadı, olmuyor. Tabii dedikodu ve spekülasyonlar da belki bu arkadaşlar tarafından çıkarılıyor. Nereden bilelim” diye konuştu.

                    

VATANDAŞIN PARAYA  İHTİYACI VARSA SATAR

Kocaeli Valiliği ve Kandıra Kaymakamlığı’nın yayınladığı tebligatlara rağmen vatandaşın paraya ihtiyacı varsa arazisini satmasının çok normal olduğunu vurgulayan Bal, “ Düşünsenize Gübre borcu, mazot borcu, vergi borcu, tohumluk parası, traktör borcu, Bağkur taksitleri, çoluk-çocuk eğitim masrafları köylü hangisine yetişsin. Efendilik artık bitti. Mecburi satacak. Metazoru satacak. Hayat çok acımasız ve yaşamak içinde para gerekiyor. Herkesin ihtiyaçları var. İşleyemeyip atıl duracağına işe yarasın. Zaten bölge Turizm Bölgesi olarak ilan edilmiş. Bir de Karadeniz Sahil Yolu’nun geçiş güzergahı var. İnsanlar bu talebi bir daha ne zaman bulacak” dedi.

                 

Çiftçiye ucuz kredi vermek arazi kapatmanın yolu mu

 

Kandıra’da arazi spekülasyonlarının içinde çok büyük bir başka iddia da var. Bu sadece emlakçıların değil birçok duyarlı vatandaşın da vurguladığı bu iddia dudak uçuklatacak cinsten. Üstelik hiç te hafife alınacak bir şey değil.

       

KANDIRA’DA şu sıralar önemli bir iddia daha konuşuluyor. Özel bir bankanın ünlü bir sanatçının çevirdiği reklam filmiyle tanıttığı çiftçiye ucuz kredinin arazi toplamanın bir yöntemi olduğu konuşuluyor. Kandıra’daki emlakçıların bir kısmı, özel bir bankanın ünlü bir sanatçının tanıttığı reklam filmi sayesinde çiftçiye verdiği ucuz kredinin değerli tarım arazilerinin ipotek altına alınması ve kredi borçlarının ödenememesi durumunda, bu değerli tarım arazilerinin bir Yahudi sermayesiyle kurulan D. isimli şirkete geçmesinden endişeleniyor.

               

KREDİDEN ÖNCE ARAZİ BİLGİLERİ ALINIYOR

Bu özel bankanın Kandıra’nın turizm bölgesi ilan edilmesinden hemen sonra ev ve cep telefonlarından arazi sahiplerini tek tek arayarak, kredi teklif ettiği iddia edildi. Adının açıklanmasını istemeyen bir yetkili, “Ellerinde arazi sahiplerinin ve bilhassa büyük arazi sahiplerinin bir listesi olduğuna inanıyoruz. Böylece bu arazi sahiplerini arayarak ya da ayağına hizmet götürerek çiftçiye kredi veriyorlar ama önce arazi bilgilerini alıyorlar ve en değerli arazisini seçip verdikleri 10-20 bin liralık kredi için en az 40 bin liralık araziyi ipotek altına alıyorlar. İki de çiftçi olmasını şart koştukları kefil bulunmasını isteyip onlarında arazileri ipotek altına alarak ipoteği her iki yandan güçlendiriyorlar. Birilerinin çıkıp buna dur demesi gerekir. Çünkü geliri krediden az olan çitçiler sonunda arazilerini kaptırıyor.

 

KAYNARCA’YA DA KOŞTULAR

KANDIRA’DA emlakçilik yapan 29 yaşındaki Üzeyir Bacacı, “Uzun bir süredir özel bir banka tarafından arazileri ipotek edilerek çiftçilerimize kredi verilmektedir. Bu tür bir kredi sonrası bankanın kredi faizinden elde edeceği gelir bu özel bankanın dişinin kovuğuna bile yetmez. Ama ipotek altındaki değerli tarım arazilerinin sahibi olması sonrası kazanılmış değerleri milyarlarca YTL’yi bulur. İşte Türkiye Cumhuriyeti Devleti Maliye Bakanlığı’nın burada devreye girerek teminatların arazi ve ev yerine daha başka enstrumanlar olabilmesi konusunda yeni yasalar üretmesi gerekmektedir. Biz şimdi bu kredi işlerinin sonuçlarının farklı olabileceğini tahmin ediyor ve konuşuyoruz ya şöyle diyecekler, “Satacakları arazilerin avuçlarının içinden kayıp gitmesini sindiremediler” şeklinde konuşarak şüphelerini dile getirdi.

 

KANDIRA’NIN TAŞI  TOPRAĞI ALTIN !

UZUNLU Emlak Bürosu’nun sahibi Kemal Uzun, “Devletin bu tür yabancı yatırımcının elindeki bankaların denetimini çok sık ve dikkatli yapması gerekmektedir. Çiftçimize bir tuzak kurulmuş gibi hissediyoruz. Satın alamadıkları topraklarımızı yasaların çevresinden dolaşarak ellerine geçiriyorlar. Çok geç kalınmadan bu durumun önüne geçilmesi gerekir. Zaten bir yıla yakın bir süre geçti bile. İzmit ve Sakarya Kaynarca Şubelerinin Geçtiğimiz yılın Kasım ayından beri önündeki kuyruklar hiç bitmedi” şeklinde endişelerini dile getirdi.

             

YABANCIYA SATIŞ YOK AMA ELDEKİNİ KAPTIRMAK VAR!

Murat Emlak sahibi Turgay Adıgüzel, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hazırlamış olduğu ve uyguladığı Mütekabiliyet Yasası çok uzun bir süredir kullanılmakta ve bunun sonucunda da bize arazilerini satmayan ülkeler vatandaşlarına bizim de arazi satmayacağımız garanti altına alınmış oluyor. Ama yine de yasayı çevresinden dolaşarak delmek mümkün görünüyor. Bir banka satın alırsınız. Satın aldığınız bankanın bağlı bulunduğu ülkenin çiftçi vatandaşlarını düşük faizli krediler vererek kendinize borçlandırır ve borçlarını ödeyememelerini beklersiniz. Ülkenin ekonomik gidişatı da iyi değilse alın size düşük faizle edinilmiş değerli araziler. O ülkenin devleti buna engel olmaya çalışmazken, bizler nasıl engel olacağız bilmiyoruz” dedi.

Kaynak: www.sanalturizm.net


kandiraninsesi.com
Tarih: 11 Mayis 2009 03:01